a2Kelime paketi

Selamlaşma ve tanışma

Merhaba deyin, kendinizi tanıtın, günlük nezaket kalıplarını öğrenin.

50 kelime
İngilizce kelime bilgisi

Kütüphaneme ekle

Bu desteyi kaydetmek ve ilerlemeni takip etmek için ücretsiz kaydol

50 kelime

Tanımların dili:: Türkçe
  • 1
    nice meeting youexpressionneutral

    tanıştığımıza sevindim

    İlk sohbetin sonunda, ayrılırken söylenen dostça bir söz.

    Nice meeting you — I hope we run into each other again.

    Tanıştığımıza sevindim, umarım yine karşılaşırız.

  • 2
    it was nice meeting youexpressionneutral

    tanışmak güzeldi

    Biriyle ilk kez tanıştıktan sonra söylenen kibar kapanış sözü.

    It was nice meeting you, Sarah. Let's keep in touch.

    Tanışmak güzeldi Sarah. İrtibatta kalalım.

  • 3
    let me introduce myselfexpressionneutralformal

    kendimi tanıtayım

    Kendinizi tanıtmaya başlamak için, özellikle biraz resmî ortamlarda kullanılan söz.

    Let me introduce myself — I'm the new manager.

    Kendimi tanıtayım: yeni müdür benim.

  • 4
    I'd like you to meetexpressionneutral

    tanıştırmak istiyorum

    Bir kişiyi başka birine sıcak ve kibar bir biçimde tanıtmak için kullanılır.

    I'd like you to meet my colleague, Tom.

    Sizi meslektaşım Tom'la tanıştırmak istiyorum.

  • 5
    have you met?expressionneutral

    tanışmış mıydınız?

    İki kişiyi tanıştırmadan önce birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını öğrenmek için sorulan soru.

    Have you met my brother, by the way?

    Bu arada, kardeşimle tanışmış mıydınız?

  • 6
    I've heard so much about youexpressionneutral

    sizden çok bahsettiler

    Daha önce hakkında çok şey anlatılan biriyle tanışırken söylenen dostça bir söz.

    So you're Anna! I've heard so much about you.

    Demek Anna sensin! Senden çok bahsettiler.

  • 7
    introduceverbneutral

    tanıştırmak

    Bir kişiyi başka birine takdim etmek ya da kendini tanıtmak.

    Let me introduce you to the team.

    Sizi ekiple tanıştırayım.

  • 8
    introductionnounneutral

    tanıştırma

    İnsanları birbirine tanıtma işi.

    Let's start with some quick introductions.

    Hadi kısa bir tanıştırmayla başlayalım.

  • 9
    greetverbneutral

    selamlamak

    Biri geldiğinde ona merhaba demek ya da onu karşılamak.

    She greeted us at the door with a smile.

    Bizi kapıda gülümseyerek selamladı.

  • 10
    greetingnounneutral

    selamlama

    Merhaba demek için kullanılan sözler ya da hareketler.

    A handshake is a common greeting in many countries.

    El sıkışmak pek çok ülkede yaygın bir selamlama biçimidir.

  • 11
    meetverbneutral

    tanışmak; buluşmak

    Biriyle ilk kez bir araya gelmek ya da tanıdığınız birini görmek.

    I'd love to meet your family one day.

    Bir gün ailenle tanışmayı çok isterim.

  • 12
    namenounneutral

    isim

    İnsanların bir kişiye seslenmek için kullandığı sözcük.

    Sorry, I didn't catch your name.

    Pardon, isminizi tam duyamadım.

  • 13
    first namenounneutral

    ad

    Doğumda verilen, soyadından önce gelen kişisel ad.

    Please write your first name here.

    Lütfen adınızı buraya yazın.

  • 14
    last namenounneutral

    soyadı

    Akrabalarla ortak taşınan aile adı. İngiliz İngilizcesinde ve resmî dilde daha çok 'surname' denir; Türkçede ikisi de tek bir sözcüğe, 'soyadı'na karşılık gelir.

    Could you spell your last name for me?

    Soyadınızı harf harf söyleyebilir misiniz?

  • 15
    surnamenounneutralformalBritish English

    soyadı (İngiliz İngilizcesi)

    Aile adı; İngiliz İngilizcesinde ve resmî formlarda yaygındır. Amerikan İngilizcesinde daha çok 'last name' denir.

    Enter your surname in capital letters.

    Soyadınızı büyük harflerle yazın.

  • 16
    full namenounneutral

    ad soyad

    Bir kişinin adını ve soyadını birlikte içeren tam adı.

    Please give your full name and date of birth.

    Lütfen ad soyadınızı ve doğum tarihinizi söyleyin.

  • 17
    nicknamenounneutral

    takma ad

    Birinin gerçek adı yerine kullanılan kısa ya da samimi ad.

    Everyone calls him "Ben," but it's just a nickname.

    Herkes ona 'Ben' diyor ama bu sadece bir takma ad.

  • 18
    how old are you?expressionneutral

    kaç yaşındasınız?

    Biriyle tanışırken sorulan yaygın soru; yabancılara sorulduğunda fazla özel kaçabilir.

    How old are you, if you don't mind me asking?

    Sormamın sakıncası yoksa, kaç yaşındasınız?

  • 19
    where do you live?expressionneutral

    nerede oturuyorsunuz?

    Biriyle tanışırken, evini ya da oturduğu semti öğrenmek için sorulan soru.

    So where do you live now?

    Peki şimdi nerede oturuyorsunuz?

  • 20
    what do you do?expressionneutral

    ne iş yapıyorsunuz?

    Biriyle tanışırken işini ya da mesleğini öğrenmek için sorulan yaygın soru.

    So what do you do for a living?

    Peki geçiminizi nasıl sağlıyorsunuz?

  • 21
    keep in touchexpressionneutral

    haberleşelim

    Karşınızdakinden irtibatta kalmasını isteyen veda sözü.

    Have a safe trip, and keep in touch!

    İyi yolculuklar, haberleşelim!

  • 22
    stay in touchexpressionneutral

    iletişimde kalmak

    Karşınızdakinden bağlantıyı sürdürmesini isteyen dostça veda; 'keep in touch' ile aynı anlama gelir.

    We don't see each other much, but we stay in touch.

    Birbirimizi pek göremiyoruz ama iletişimde kalıyoruz.

  • 23
    talk to you laterexpressioninformal

    sonra konuşuruz

    Genellikle bir telefon görüşmesini ya da sohbeti bitirirken kullanılan samimi veda.

    Okay, I'll let you go — talk to you later.

    Tamam, seni daha fazla tutmayayım, sonra konuşuruz.

  • 24
    catch you laterexpressioninformalcolloquial

    sonra görüşürüz

    Arkadaşlar arasında kullanılan çok teklifsiz bir veda; 'see you later' anlamına gelir.

    I'm off to the gym — catch you later!

    Ben spora gidiyorum, sonra görüşürüz!

  • 25
    catch upphrasal verbinformal

    hasret gidermek

    Özellikle bir süredir görüşmediğiniz biriyle buluşup sohbet etmek.

    Let's catch up over coffee sometime.

    Bir ara kahve içip hasret giderelim.

  • 26
    cheersexpressioninformalcolloquialBritish English

    eyvallah (İngiliz İngilizcesi)

    Hoşça kal ya da teşekkürler demek için kullanılan, İngiliz İngilizcesine özgü samimi sözcük. Türkçede 'eyvallah' da tıpkı bunun gibi hem veda hem teşekkür yerine geçer.

    Cheers, see you tomorrow!

    Eyvallah, yarın görüşürüz!

  • 27
    welcome aboardexpressionneutral

    aramıza hoş geldiniz

    Bir gruba, ekibe ya da şirkete katılan birini karşılamak için kullanılan sıcak söz.

    You got the job — welcome aboard!

    İşi aldın, aramıza hoş geldin!

  • 28
    have a good weekendexpressionneutral

    iyi hafta sonları

    Hafta sonundan önce söylenen dostça veda.

    See you Monday — have a good weekend!

    Pazartesi görüşürüz, iyi hafta sonları!

  • 29
    safe travelsexpressionneutral

    iyi yolculuklar

    Yolculuğa çıkmak üzere olan birine söylenen sıcak veda.

    Safe travels — text me when you land.

    İyi yolculuklar, indiğinde bana mesaj at.

  • 30
    get home safeexpressioninformal

    sağ salim evine dön

    Özellikle geceleyin ya da bir ziyaretin ardından söylenen, karşınızdakini düşündüğünüzü gösteren veda.

    It's late — get home safe, okay?

    Geç oldu, sağ salim evine dön, tamam mı?

  • 31
    say hi toexpressioninformal

    selam söyle

    Birinden, bir başkasına dostça selamınızı iletmesini istemek.

    Say hi to your mum for me!

    Annene benden selam söyle!

  • 32
    give my regards toexpressionformalneutral

    selamlarımı ilet

    Birinden, iyi dileklerinizi bir başkasına iletmesini isteyen kibar söz.

    Please give my regards to your parents.

    Lütfen ailenize selamlarımı iletin.

  • 33
    best regardsexpressionformalneutral

    saygılarımla

    E-postaların ve mektupların sonunda kullanılan yaygın, kibar kapanış.

    Looking forward to your reply. Best regards, Maria.

    Cevabınızı bekliyorum. Saygılarımla, Maria.

  • 34
    kind regardsexpressionformalneutral

    iyi dileklerimle

    E-postalar ve mektuplar için kibar, dostça bir kapanış.

    Thank you for your time. Kind regards, John.

    Zaman ayırdığınız için teşekkürler. İyi dileklerimle, John.

  • 35
    shake handsexpressionneutral

    el sıkışmak

    Birini, elini tutup aşağı yukarı hareket ettirerek selamlamak.

    They shook hands and sat down to talk.

    El sıkışıp konuşmak için oturdular.

  • 36
    handshakenounneutral

    tokalaşma

    Selamlaşma ya da anlaşma amacıyla el sıkışma.

    He has a very firm handshake.

    Çok sıkı bir tokalaşması var.

  • 37
    waveverbneutral

    el sallamak

    Merhaba ya da hoşça kal demek için elinizi sallamak.

    She waved at me from across the street.

    Caddenin karşısından bana el salladı.

  • 38
    hugnouninformalneutral

    sarılma

    Birini kollarınızın arasına alarak selamlaşma ya da vedalaşma biçimi.

    She gave me a big hug at the airport.

    Havaalanında bana kocaman sarıldı.

  • 39
    guestnounneutral

    misafir

    Evinize ya da düzenlediğiniz bir etkinliğe davet ettiğiniz kişi.

    We have a guest staying with us this week.

    Bu hafta bizde kalan bir misafirimiz var.

  • 40
    hostnounneutral

    ev sahibi

    Misafirleri davet eden ve ağırlayan kişi.

    Our host greeted us warmly at the door.

    Ev sahibimiz bizi kapıda sıcak bir şekilde karşıladı.

  • 41
    make yourself at homeexpressioninformalneutral

    kendi evin gibi rahat et

    Misafire rahatlamasını ve kendini rahat hissetmesini söyleyen sıcak bir söz.

    Come in, come in — make yourself at home!

    Buyur, buyur, kendi evin gibi rahat et!

  • 42
    thanks for comingexpressionneutral

    geldiğin için teşekkürler

    Ev sahibinin misafirlerine, geldiklerinde ya da giderken söylediği söz.

    Thanks for coming — it really means a lot.

    Geldiğin için teşekkürler, benim için gerçekten çok değerli.

  • 43
    thanks for having meexpressionneutral

    ağırladığınız için teşekkürler

    Misafirin, davet için ev sahibine teşekkür ederken söylediği söz.

    I had a lovely time — thanks for having me.

    Çok güzel vakit geçirdim, ağırladığınız için teşekkürler.

  • 44
    could you repeat that?expressionneutralformal

    tekrar eder misiniz?

    Bir şeyi yeniden duymak için yapılan kibar rica; biriyle tanışırken ya da bir adı yakalamaya çalışırken işe yarar.

    Sorry, could you repeat that? It's loud in here.

    Pardon, tekrar eder misiniz? Burası çok gürültülü.

  • 45
    I don't think we've metexpressionneutral

    sanırım tanışmadık

    Tanımadığınız birine kendinizi tanıtmanın kibar yolu.

    Hi, I don't think we've met — I'm Daniel.

    Merhaba, sanırım tanışmadık. Ben Daniel.

  • 46
    do you two know each other?expressionneutral

    siz tanışıyor musunuz?

    İki kişiyi tanıştırmadan önce birbirlerini tanıyıp tanımadıklarını anlamak için sorulan soru.

    Do you two know each other, or should I introduce you?

    Siz tanışıyor musunuz, yoksa sizi tanıştırayım mı?

  • 47
    come on inexpressioninformal

    buyur, içeri gel

    Misafiri içeri buyur etmek için kullanılan sıcak, samimi davet.

    Come on in! It's freezing out there.

    Buyur, içeri gel! Dışarısı buz gibi.

  • 48
    till next timeexpressioninformalneutral

    görüşmek üzere

    Bir zaman yeniden buluşmayı bekleyen dostça veda.

    That's all for today — till next time!

    Bugünlük bu kadar, görüşmek üzere!

  • 49
    strangernounneutral

    yabancı

    Tanımadığınız kişi.

    "Don't talk to strangers," the mother told her son.

    Anne oğluna 'Yabancılarla konuşma.' dedi.

  • 50
    pardon?expressionformalneutral

    efendim?

    Birinden söylediğini tekrarlamasını istemenin kibar yolu.

    "The meeting is at three." — "Pardon?" — "Three o'clock."

    – Toplantı üçte. – Efendim? – Saat üçte.

Her yerde öğrenin, internet olmasa bile

Desteleri telefonunuza indirin, internet olmadan çalışın. Yolculukta, uçakta ya da çekimin zayıf olduğu her yerde idealdir.

Her sohbetin bir açılışı vardır ve o ilk cümleyi rahat kurabilmek konuşmanın geri kalanına güvenle girmenizi sağlar. Merhaba ile hoşça kal demenin farklı yollarını, kendinizi tanıtma kalıplarını, karşınızdakinin adını sorma biçimlerini ve ortamı yumuşatan küçük nezaket sözlerini öğrenirsiniz. İfadeler kısa ve sıcak tutuldu; başlangıç seviyesindeyken bile bunları ilk günden rahatça kullanırsınız. Karşınızdaki de bunu hemen fark eder.

Selamlaşma ve tanışma için diğer seviyeler

A2 seviyesinde daha fazla İngilizce kelime bilgisi