a2Kelime paketi

Hobiler ve boş zaman

İlgi alanlarınızı, keyif aldığınız uğraşları ve eğlenceyi anlatın.

62 kelime
İngilizce kelime bilgisi

Kütüphaneme ekle

Bu desteyi kaydetmek ve ilerlemeni takip etmek için ücretsiz kaydol

62 kelime

Tanımların dili:: Türkçe
  • 1
    hobbynounneutral

    hobi

    Boş zamanında eğlenmek için yaptığın etkinlik.

    Photography is my favourite hobby.

    Fotoğrafçılık en sevdiğim hobi.

  • 2
    free timenounneutral

    boş zaman

    Çalışmadığın ya da ders çalışmadığın zaman.

    I read a lot in my free time.

    Boş zamanımda çok kitap okurum.

  • 3
    readingnounneutral

    okuma

    Kitap, dergi ve benzeri metinleri okuma etkinliği.

    Reading before bed helps me relax.

    Yatmadan önce okumak rahatlamama yardımcı oluyor.

  • 4
    readverbneutral

    okumak

    Yazılı sözcüklere bakıp onları anlamak.

    I read two books last month.

    Geçen ay iki kitap okudum.

  • 5
    booknounneutral

    kitap

    Okuduğun, basılı sayfalardan oluşan eser.

    This book is really exciting.

    Bu kitap gerçekten heyecan verici.

  • 6
    swimmingnounneutral

    yüzme

    Eğlence ya da spor amacıyla suda ilerleme etkinliği.

    Swimming is good for your health.

    Yüzmek sağlığın için iyidir.

  • 7
    swimverbneutral

    yüzmek

    Vücudunu kullanarak suda ilerlemek.

    Can you swim?

    Yüzme biliyor musun?

  • 8
    dancingnounneutral

    dans

    Müzik eşliğinde vücudunu hareket ettirme etkinliği.

    Dancing is a great way to have fun.

    Dans, eğlenmenin harika bir yolu.

  • 9
    danceverbneutral

    dans etmek

    Müzik eşliğinde vücudunu hareket ettirmek.

    Let's dance!

    Hadi dans edelim!

  • 10
    photographynounneutral

    fotoğrafçılık

    Fotoğraf çekme sanatı ya da hobisi.

    He studies photography at college.

    Üniversitede fotoğrafçılık okuyor.

  • 11
    cameranounneutral

    fotoğraf makinesi

    Fotoğraf ya da video çekmeye yarayan cihaz.

    I got a new camera for my birthday.

    Doğum günümde yeni bir fotoğraf makinesi aldım.

  • 12
    gardeningnounneutral

    bahçe işleri

    Bitki yetiştirme ve bahçeyle ilgilenme etkinliği.

    My grandmother loves gardening.

    Babaannem bahçe işlerine bayılır.

  • 13
    gardennounneutral

    bahçe

    Çiçek, bitki ya da sebze yetiştirdiğin alan.

    We grow tomatoes in our garden.

    Bahçemizde domates yetiştiriyoruz.

  • 14
    cookingnounneutral

    yemek pişirme

    Çoğu zaman hobi olarak yapılan yemek hazırlama etkinliği.

    Cooking is one of my favourite hobbies.

    Yemek pişirmek en sevdiğim hobilerden biri.

  • 15
    drawingnounneutral

    çizim

    Kalemle resim yapma hobisi.

    My son is good at drawing.

    Oğlum çizimde çok iyi.

  • 16
    filmnounneutralBritish English

    film (İngiliz İngilizcesi)

    Sinema filmi; İngiliz İngilizcesinde daha yaygın olan kelime.

    We saw a great film at the cinema.

    Sinemada harika bir film izledik.

  • 17
    cinemanounneutralBritish English

    sinema (İngiliz İngilizcesi)

    Film izlemeye gittiğin yer.

    We're going to the cinema on Friday.

    Cuma günü sinemaya gidiyoruz.

  • 18
    concertnounneutral

    konser

    Müzisyenlerin canlı müzik çaldığı etkinlik.

    We went to a rock concert last night.

    Dün gece bir rock konserine gittik.

  • 19
    gamenounneutral

    oyun

    Eğlenmek için oynadığın, kuralları olan etkinlik.

    Let's play a board game.

    Hadi bir kutu oyunu oynayalım.

  • 20
    playverbneutral

    oynamak

    Eğlenmek için bir oyuna ya da etkinliğe katılmak.

    The kids love to play in the park.

    Çocuklar parkta oynamaya bayılıyor.

  • 21
    playverbneutral

    çalmak (müzik aleti)

    Bir çalgıyla müzik yapmak.

    She can play the piano very well.

    Piyanoyu çok iyi çalabiliyor.

  • 22
    practiseverbneutralBritish English

    alıştırma yapmak (İngiliz yazımı)

    Bir işte daha iyi olmak için onu defalarca yapmak.

    You need to practise every day to improve.

    Gelişmek için her gün alıştırma yapman gerekiyor.

  • 23
    collectverbneutral

    koleksiyon yapmak

    Hobi olarak aynı türden şeyleri toplamak.

    I collect old coins.

    Eski para koleksiyonu yapıyorum.

  • 24
    collectionnounneutral

    koleksiyon

    Topladığın benzer şeylerden oluşan küme.

    She has a big collection of postcards.

    Büyük bir kartpostal koleksiyonu var.

  • 25
    watchverbneutral

    izlemek

    Film ya da televizyon gibi bir şeye bir süre boyunca bakmak.

    We watch TV after dinner.

    Akşam yemeğinden sonra televizyon izleriz.

  • 26
    listen tophrasal verbneutral

    dinlemek

    Özellikle müzik olmak üzere bir sese dikkatini vermek.

    I listen to music while I cook.

    Yemek yaparken müzik dinlerim.

  • 27
    enjoyverbneutral

    keyif almak

    Bir etkinlikten zevk almak.

    I really enjoy dancing.

    Dans etmekten gerçekten keyif alıyorum.

  • 28
    relaxverbneutral

    rahatlamak

    Dinlenmek ve endişelenmeyi bırakmak.

    I like to relax with a good book.

    Güzel bir kitapla rahatlamayı severim.

  • 29
    go for a walkexpressionneutral

    yürüyüşe çıkmak

    Zevk ya da spor için bir yerde yürümek.

    Let's go for a walk in the park.

    Hadi parkta yürüyüşe çıkalım.

  • 30
    instrumentnounneutral

    müzik aleti

    Gitar ya da piyano gibi, müzik yapmaya yarayan nesne.

    Can you play any instrument?

    Herhangi bir müzik aleti çalabiliyor musun?

  • 31
    guitarnounneutral

    gitar

    Parmaklarınla çaldığın telli bir çalgı.

    He plays the guitar in a band.

    Bir grupta gitar çalıyor.

  • 32
    pianonounneutral

    piyano

    Siyah beyaz tuşları olan büyük bir çalgı.

    She's been playing the piano since she was six.

    Altı yaşından beri piyano çalıyor.

  • 33
    singverbneutral

    şarkı söylemek

    Sesinle müzikli sesler çıkarmak.

    She loves to sing in the shower.

    Duşta şarkı söylemeye bayılır.

  • 34
    drawverbneutral

    çizmek

    Kalemle resim yapmak.

    Can you draw a cat for me?

    Bana bir kedi çizer misin?

  • 35
    paintverbneutral

    resim yapmak

    Boya kullanarak resim yapmak.

    She likes to paint pictures of the sea.

    Deniz resimleri yapmayı seviyor.

  • 36
    take photosexpressionneutral

    fotoğraf çekmek

    Fotoğraf makinesiyle resim çekmek.

    I love to take photos when I travel.

    Seyahat ederken fotoğraf çekmeye bayılırım.

  • 37
    video gamenounneutral

    video oyunu

    Bilgisayarda, konsolda ya da telefonda oynadığın oyun.

    My brother plays video games every day.

    Kardeşim her gün video oyunu oynuyor.

  • 38
    have funexpressioninformal

    eğlenmek

    Hoşça vakit geçirmek.

    We always have fun at the beach.

    Sahilde hep eğleniyoruz.

  • 39
    go outphrasal verbinformal

    dışarı çıkmak

    Sosyal ya da eğlenceli bir şey yapmak için evden çıkmak.

    We're going to go out for dinner tonight.

    Bu akşam yemeğe çıkacağız.

  • 40
    clubnounneutral

    kulüp

    Bir etkinliği ya da ilgi alanını paylaşmak için buluşan insan topluluğu.

    I joined a photography club.

    Bir fotoğrafçılık kulübüne katıldım.

  • 41
    joinverbneutral

    katılmak

    Bir kulübün ya da grubun üyesi olmak.

    I want to join a dance class.

    Bir dans kursuna katılmak istiyorum.

  • 42
    ticketnounneutral

    bilet

    Konsere, sinemaya ve benzeri yerlere girmeni sağlayan kâğıt ya da kart.

    I bought two tickets for the concert.

    Konser için iki bilet aldım.

  • 43
    interested inexpressionneutral

    ilgi duymak

    Bir konu ya da etkinlik hakkında daha çok şey bilmek istemek, ondan hoşlanmak.

    I'm really interested in photography.

    Fotoğrafçılığa gerçekten ilgi duyuyorum.

  • 44
    favouriteadjectiveneutralBritish English

    favori (İngiliz yazımı)

    En çok sevdiğin; kelimenin İngiliz İngilizcesindeki yazımı.

    What's your favourite hobby?

    En sevdiğin hobi hangisi?

  • 45
    boringadjectiveneutral

    sıkıcı

    İlgi çekici ya da eğlenceli olmayan.

    That film was so boring.

    O film çok sıkıcıydı.

  • 46
    interestingadjectiveneutral

    ilginç

    Dikkatini çeken; daha fazlasını öğrenmek istemene yol açan.

    This book is really interesting.

    Bu kitap gerçekten ilginç.

  • 47
    go shoppingexpressionneutral

    alışverişe gitmek

    Çoğu zaman keyif için mağazalara gidip bir şeyler almak.

    We go shopping in town on Saturdays.

    Cumartesileri şehre alışverişe gideriz.

  • 48
    knittingnounneutral

    örgü örme

    Şişlerle yünden giysi yapma hobisi.

    Knitting is a relaxing hobby.

    Örgü örmek rahatlatıcı bir hobi.

  • 49
    fishingnounneutral

    balık tutma

    Eğlence ya da dinlenme amacıyla balık yakalama etkinliği.

    My dad goes fishing every Sunday.

    Babam her pazar balık tutmaya gidiyor.

  • 50
    go cyclingexpressionneutral

    bisiklete binmek

    Eğlence ya da spor için bisiklet sürmek.

    We like to go cycling in the countryside.

    Kırsalda bisiklete binmeyi seviyoruz.

  • 51
    spend timeexpressionneutral

    vakit geçirmek

    Zamanını bir etkinliğe ayırmak.

    I like to spend time reading in the evening.

    Akşamları okuyarak vakit geçirmeyi severim.

  • 52
    photonounneutral

    fotoğraf

    Fotoğraf makinesiyle çekilen resim.

    Can you take a photo of us?

    Bizim bir fotoğrafımızı çeker misin?

  • 53
    paintingnounneutral

    resim yapma

    Boyayla resim yapma hobisi.

    She goes to painting classes every weekend.

    Her hafta sonu resim kursuna gidiyor.

  • 54
    movienounneutralAmerican English

    film (Amerikan İngilizcesi)

    Eğlenmek için izlediğin sinema filmi; 'film' kelimesinin ağırlıklı olarak Amerikan İngilizcesindeki karşılığı.

    Let's watch a movie tonight.

    Hadi bu akşam bir film izleyelim.

  • 55
    musicnounneutral

    müzik

    Çalgıların ya da seslerin çıkardığı, dinlediğin sesler.

    I listen to music on the bus.

    Otobüste müzik dinlerim.

  • 56
    magazinenounneutral

    dergi

    Düzenli olarak yayımlanan, resimli ve yazılı ince kitap.

    I read a fashion magazine every month.

    Her ay bir moda dergisi okuyorum.

  • 57
    TVnounneutral

    televizyon

    Evde ekrandan izlediğin programlar; televizyon.

    There's nothing good on TV tonight.

    Bu akşam televizyonda iyi bir şey yok.

  • 58
    partynounneutral

    parti

    İnsanların kutlamak ve eğlenmek için bir araya geldiği sosyal etkinlik.

    We're having a birthday party on Saturday.

    Cumartesi günü doğum günü partisi veriyoruz.

  • 59
    funadjectiveneutral

    eğlenceli

    Zevk veren, keyifli.

    Dancing is really fun.

    Dans etmek gerçekten eğlenceli.

  • 60
    movie theaternounneutralAmerican English

    sinema (Amerikan İngilizcesi)

    Filmlerin halka gösterildiği yer için Amerikan İngilizcesinde kullanılan terim.

    We saw the new film at the movie theater downtown.

    Yeni filmi şehir merkezindeki sinemada izledik.

  • 61
    practiceverbneutralAmerican English

    alıştırma yapmak (Amerikan yazımı)

    Bir etkinliği daha iyi yapmak için tekrarlamak anlamındaki fiilin Amerikan İngilizcesindeki yazımı.

    I practice the piano every day.

    Her gün piyano çalışıyorum.

  • 62
    favoriteadjectiveneutralAmerican English

    favori (Amerikan yazımı)

    En çok sevilen anlamındaki kelimenin Amerikan İngilizcesindeki yazımı.

    Reading is my favorite hobby.

    Okumak en sevdiğim hobi.

Her yerde öğrenin, internet olmasa bile

Desteleri telefonunuza indirin, internet olmadan çalışın. Yolculukta, uçakta ya da çekimin zayıf olduğu her yerde idealdir.

Boş zamanınızda ne yaparsınız? Bu sorunun cevabını İngilizce vermek şaşırtıcı derecede çok kelime ister. Okuma, yüzme, dans, fotoğrafçılık, bahçe işleri, film, konser ve oyun pakette; oynamak, düzenli çalışmak, koleksiyon yapmak gibi hobi fiilleri de dâhil. A2 seviyesinde ilgi alanlarınızı paylaşır, birlikte plan yapar ve karşınızdakiyle ortak bir zemin bulursunuz; sohbeti kişisel kılan da budur.

A2 seviyesinde daha fazla İngilizce kelime bilgisi