a2Kelime paketi

Yön tarifi ve konum

Yol sorun, adres anlatın, bir şeyin nerede olduğunu söyleyin.

47 kelime
İngilizce kelime bilgisi

Kütüphaneme ekle

Bu desteyi kaydetmek ve ilerlemeni takip etmek için ücretsiz kaydol

47 kelime

Tanımların dili:: Türkçe
  • 1
    rightnounneutral

    sağ

    Sağ tarafı ya da yönü anlatır; yol tarifinde sıkça kullanılır.

    Take the first street on the right.

    Sağdaki ilk sokağa girin.

  • 2
    straightadverbneutral

    düz

    'Gitmek' ya da 'devam etmek' ile birlikte, dönmeden ileri gitmek anlamında kullanılır.

    Go straight for two blocks and then stop.

    İki blok düz gidin, sonra durun.

  • 3
    straight aheadexpressionneutral

    dümdüz ileride (Amerikan İngilizcesi)

    Tam önünüzdeki yönü vurgular.

    The station is straight ahead, you can't miss it.

    İstasyon tam ileride, kaçırmanız imkânsız.

  • 4
    turnverbneutral

    dönmek

    Yürürken ya da araba kullanırken yön değiştirmek.

    Turn right after the supermarket.

    Süpermarketten sonra sağa dönün.

  • 5
    turn leftexpressionneutral

    sola dönmek

    Sola doğru yön değiştirme yönergesi.

    Turn left at the traffic lights.

    Trafik ışıklarından sola dönün.

  • 6
    turn rightexpressionneutral

    sağa dönmek

    Sağa doğru yön değiştirme yönergesi.

    Turn right just before the bridge.

    Köprüden hemen önce sağa dönün.

  • 7
    crossverbneutral

    karşıya geçmek

    Bir caddenin, yolun ya da alanın bir tarafından öbür tarafına geçmek.

    Cross the road at the crossing.

    Yolun karşısına yaya geçidinden geçin.

  • 8
    cornernounneutral

    köşe

    İki sokağın birleştiği nokta; yol tarifinde sık kullanılan bir işaret noktasıdır.

    The café is on the corner of Main Street.

    Kafe, Ana Cadde'nin köşesinde.

  • 9
    next toexpressionneutral

    -in yanında

    Bir şeyin başka bir şeyin hemen yanında olduğunu gösteren edat.

    The pharmacy is next to the post office.

    Eczane postanenin yanında.

  • 10
    betweenprepositionneutral

    -in arasında

    İki şeyin ortasındaki bir konumu belirtir.

    The hotel is between the bank and the library.

    Otel, bankayla kütüphanenin arasında.

  • 11
    behindprepositionneutral

    -in arkasında

    Bir şeyin arkasındaki konumu belirtir.

    The car park is behind the supermarket.

    Otopark süpermarketin arkasında.

  • 12
    in front ofexpressionneutral

    -in önünde

    Bir şeyin tam önündeki ya da ilerisindeki konumu belirtir.

    Let's meet in front of the cinema.

    Sinemanın önünde buluşalım.

  • 13
    oppositeprepositionneutral

    -in karşısında

    Bir caddenin ya da alanın öte yanında, bir şeye bakan konumu belirtir.

    The bank is opposite the train station.

    Banka tren istasyonunun karşısında.

  • 14
    nearprepositionneutral

    -e yakın

    Bir şeye olan kısa mesafeyi belirtir.

    Is there a hotel near here?

    Buraya yakın bir otel var mı?

  • 15
    faradjectiveneutral

    uzak

    Uzun bir mesafeyi belirtir; çoğunlukla mesafe sorularında kullanılır.

    Is the beach far from here?

    Plaj buraya uzak mı?

  • 16
    Where is...?expressionneutral

    ... nerede?

    Bir yerin konumunu sormak için kullanılan standart soru.

    Where is the nearest bus stop?

    En yakın otobüs durağı nerede?

  • 17
    How do I get to...?expressionneutral

    ...-e nasıl giderim?

    Bir yere nasıl gidileceğini sormak için kullanılan yaygın kalıp.

    How do I get to the city centre?

    Şehir merkezine nasıl giderim?

  • 18
    go pastphrasal verbneutral

    -i geçmek

    Bir yerin önünden durmadan geçip ilerlemek; yol tarifinde kullanılır.

    Go past the church and turn left.

    Kiliseyi geçin ve sola dönün.

  • 19
    go alongphrasal verbneutral

    boyunca ilerlemek

    Yol tarifinde bir caddeyi ya da yolu izlemek.

    Go along this street until the end.

    Bu cadde boyunca sonuna kadar ilerleyin.

  • 20
    go upphrasal verbneutralcolloquial

    yukarı doğru gitmek

    Günlük konuşmada bir cadde boyunca, çoğunlukla yokuş yukarı ya da kuzeye doğru ilerlemek.

    Go up this street and you'll see the park.

    Bu sokaktan yukarı çıkın, parkı göreceksiniz.

  • 21
    traffic lightsnounneutral

    trafik ışıkları (İngiliz İngilizcesi)

    Yol tarifi verirken sık kullanılan bir işaret noktası.

    Turn right at the traffic lights.

    Trafik ışıklarından sağa dönün.

  • 22
    roundaboutnounneutral

    dönel kavşak (İngiliz İngilizcesi)

    Dairesel bir yol kavşağı; özellikle İngiltere'de yol tarifinde yaygın bir işaret noktasıdır.

    Take the second exit at the roundabout.

    Dönel kavşakta ikinci çıkıştan çıkın.

  • 23
    crossroadsnounneutral

    kavşak (İngiliz İngilizcesi)

    İki yolun kesiştiği nokta; işaret noktası olarak kullanılır.

    Turn left at the crossroads.

    Kavşaktan sola dönün.

  • 24
    blocknounneutralAmerican English

    blok (iki sokak arası)

    Bir şehirde sokaklar arasında kalan bölüm; özellikle Amerikan İngilizcesinde yürüme mesafesini ölçmek için kullanılır. Türkçede bu ölçü birimi yoktur; en yakın karşılığı iki sokak arasındaki mesafedir.

    The hotel is two blocks from here.

    Otel buradan iki blok ötede.

  • 25
    on the leftexpressionneutral

    solda

    Bir şeyin solunuzdaki konumunu anlatır.

    The bank is on the left, next to the café.

    Banka solda, kafenin yanında.

  • 26
    on the rightexpressionneutral

    sağda

    Bir şeyin sağınızdaki konumunu anlatır.

    The post office is on the right.

    Postane sağda.

  • 27
    at the end ofexpressionneutral

    -in sonunda

    Bir caddenin ya da yolun en uç noktasındaki konumu anlatır.

    The house is at the end of the street.

    Ev sokağın sonunda.

  • 28
    around the cornerexpressionneutralcolloquial

    köşeyi dönünce

    Köşenin hemen ötesindeki, çok yakın bir yeri anlatır.

    The pharmacy is just around the corner.

    Eczane hemen köşeyi dönünce.

  • 29
    mapnounneutral

    harita

    Yol bulmak için kullanılan, yolları ve yerleri gösteren bir çizim ya da uygulama.

    Let me check the map on my phone.

    Telefonumdaki haritaya bakayım.

  • 30
    get lostphrasal verbneutral

    kaybolmak

    Nerede olduğunuzu ya da bir yere nasıl ulaşacağınızı bilmemek.

    I always get lost in this part of town.

    Şehrin bu bölgesinde hep kaybolurum.

  • 31
    Is it far?expressionneutral

    Uzak mı?

    Bir yere olan mesafeyi sormak için kullanılan yaygın soru.

    The museum? Is it far from here?

    Müze mi? Buraya uzak mı?

  • 32
    followverbneutral

    takip etmek

    Bir yere ulaşmak için bir yolu, tabelayı ya da kişiyi izlemek.

    Follow this road to the bridge.

    Köprüye kadar bu yolu takip edin.

  • 33
    next streetnounneutral

    bir sonraki sokak

    Bir sonraki sokağı anlatır; yol tarifinde sık kullanılır.

    Turn left into the next street.

    Bir sonraki sokaktan sola dönün.

  • 34
    over thereexpressionneutralcolloquial

    şurada

    Kısa bir mesafedeki bir yeri, çoğunlukla el işaretiyle gösterir.

    The bus stop is over there, by the trees.

    Otobüs durağı şurada, ağaçların yanında.

  • 35
    first / second / third on the leftexpressionneutral

    soldan birinci / ikinci / üçüncü

    Yol tarifi verirken hangi dönüşün alınacağını söyler.

    Take the first on the left after the bank.

    Bankadan sonra soldan birinciye girin.

  • 36
    It's on your wayexpressionneutralcolloquial

    yol üstünde

    Bir yerin, zaten gitmekte olduğunuz güzergâh üzerinde bulunduğunu anlatır.

    Don't worry, the post office is on your way.

    Merak etmeyin, postane yol üstünde.

  • 37
    leftnounneutral

    sol

    Sol tarafı ya da yönü anlatır; yol tarifinde sıkça kullanılır.

    The shop is on the left.

    Dükkân solda.

  • 38
    straight onexpressionneutral (British English)

    dümdüz ileride (İngiliz İngilizcesi)

    İleri devam etmenin İngiliz İngilizcesindeki söyleniş biçimi. Kuzey Amerika'daki karşılığı 'straight ahead' kalıbıdır.

    Go straight on past the bank.

    Bankayı geçip dümdüz devam edin.

  • 39
    northnounneutral

    kuzey

    Dört ana yönden biri.

    The mountains are to the north.

    Dağlar kuzeyde.

  • 40
    southnounneutral

    güney

    Dört ana yönden biri.

    The beach is in the south of the country.

    Plaj ülkenin güneyinde.

  • 41
    eastnounneutral

    doğu

    Dört ana yönden biri; güneşin doğduğu yön.

    The sun rises in the east.

    Güneş doğudan doğar.

  • 42
    westnounneutral

    batı

    Dört ana yönden biri; güneşin battığı yön.

    The sun sets in the west.

    Güneş batıdan batar.

  • 43
    Can you tell me the way to...?expressionneutralpolite

    ...-e nasıl gidileceğini söyleyebilir misiniz?

    Birinden yol tarifi istemek için kullanılan kibar kalıp.

    Can you tell me the way to the museum?

    Müzeye nasıl gidileceğini söyleyebilir misiniz?

  • 44
    go downphrasal verbneutralcolloquial

    aşağı doğru gitmek

    Bir cadde boyunca ilerlemek; günlük konuşmada her yön için gevşek biçimde kullanılır.

    Go down this road and turn right.

    Bu yoldan aşağı gidin ve sağa dönün.

  • 45
    intersectionnounneutralAmerican English

    kavşak (Amerikan İngilizcesi)

    İki ya da daha fazla yolun kesiştiği yer için kullanılan Amerikan İngilizcesi sözcüğü.

    Turn left at the next intersection.

    Bir sonraki kavşaktan sola dönün.

  • 46
    traffic circlenounneutralAmerican English

    dönel kavşak (Amerikan İngilizcesi)

    Trafiğin ortadaki adanın çevresinde döndüğü dairesel yol kavşağı için kullanılan Amerikan İngilizcesi sözcüğü.

    Go around the traffic circle and take the second exit.

    Dönel kavşağın etrafından dolanıp ikinci çıkıştan çıkın.

  • 47
    stoplightnounneutralAmerican English

    trafik ışıkları (Amerikan İngilizcesi)

    Yol kavşağında trafiği yöneten sinyal lambası için kullanılan Amerikan İngilizcesi sözcüğü.

    Turn right at the stoplight.

    Trafik ışığında sağa dönün.

Her yerde öğrenin, internet olmasa bile

Desteleri telefonunuza indirin, internet olmadan çalışın. Yolculukta, uçakta ya da çekimin zayıf olduğu her yerde idealdir.

Yolunuzu bulmak kadar birine yol tarif edebilmek de önemlidir. Sol, sağ, düz, dönmek, karşıya geçmek gibi temel yönlendirmeleri; kuzey ve güney gibi yön adlarını; yanında, arasında, arkasında, önünde gibi konum ifadelerini; “… nerede?” ve “… nasıl giderim?” kalıplarını öğrenirsiniz. Yol sorar, verilen tarifi takip eder ve kendiniz de açık açık anlatırsınız. Kaybolmak artık bir mesele olmaktan çıkıyor.

A2 seviyesinde daha fazla İngilizce kelime bilgisi