Teknoloji ve internet
Cihazlar, uygulamalar, ağ bağlantısı ve gündelik dijital dil.
Kütüphaneme ekle
Bu desteyi kaydetmek ve ilerlemeni takip etmek için ücretsiz kaydol
62 kelime
Tanımların dili:: Türkçe- 1computernounneutral
bilgisayar
İş, eğitim ve internete erişim için kullanılan elektronik cihaz.
My computer is so slow that it takes ten minutes just to start up.
Bilgisayarım o kadar yavaş ki açılması tam on dakika sürüyor.
- 2laptopnounneutral
dizüstü bilgisayar
Kolayca taşınabilen, portatif bilgisayar.
I always take my laptop with me when I travel for work.
İş için seyahat ederken dizüstü bilgisayarımı hep yanıma alırım.
- 3phonenounneutral
telefon
Cep telefonunun ya da akıllı telefonun kısaltması; en yaygın günlük cihaz.
I left my phone at home and felt lost all day.
Telefonumu evde unuttum ve bütün gün kendimi kayıp hissettim.
- 4tabletnounneutral
tablet bilgisayar
Telefondan daha büyük, okumak ve internette gezinmek için kullanılan düz, dokunmatik ekranlı cihaz.
My daughter watches cartoons on her tablet every evening.
Kızım her akşam tabletinden çizgi film izliyor.
- 5screennounneutral
ekran
Bir cihazın, görüntülerin ve yazıların belirdiği düz yüzeyi.
There's a crack in the corner of my phone screen.
Telefonumun ekranının köşesinde bir çatlak var.
- 6websitenounneutral
web sitesi
Bir kuruma ya da kişiye ait, internette birbirine bağlı sayfalar bütünü.
You can find all the prices on our website.
Bütün fiyatları web sitemizde bulabilirsiniz.
- 7emailnounneutral
e-posta
İnternet üzerinden gönderilen elektronik ileti; aynı zamanda sistemin kendisi.
I get over a hundred emails a day at work.
İş yerinde günde yüzden fazla e-posta alıyorum.
- 8emailverbneutral
e-posta göndermek
Birine elektronik ileti göndermek.
Just email me the documents when you're ready.
Hazır olduğunda belgeleri bana e-postayla gönder yeter.
- 9downloadverbneutral
indirmek
İnternetten cihazınıza veri kopyalamak.
It took ages to download the new update.
Yeni güncellemeyi indirmek çok uzun sürdü.
- 10uploadverbneutral
yüklemek (internete)
Cihazınızdan internete veri göndermek.
I need to upload these photos to the shared folder.
Bu fotoğrafları ortak klasöre yüklemem gerekiyor.
- 11passwordnounneutral
şifre
Bir hesaba ya da cihaza erişmek için kullanılan gizli sözcük veya karakter dizisi.
I forgot my password and got locked out of my account.
Şifremi unuttum ve hesabıma giremez oldum.
- 12clickverbneutral
tıklamak
Farenin düğmesine basmak ya da ekranda bir şeye dokunmak.
Just click on the blue button to continue.
Devam etmek için mavi düğmeye tıklamanız yeterli.
- 13searchverbneutral
aramak
Arama motoru kullanarak internette bilgi aramak.
I searched for a recipe and found hundreds of them.
Bir tarif aradım ve yüzlercesini buldum.
- 14sendverbneutral
göndermek
Birine elektronik olarak ileti, dosya ya da e-posta ulaştırmak.
Can you send me that photo when you get a chance?
Fırsat bulduğunda o fotoğrafı bana gönderebilir misin?
- 15shareverbneutral
paylaşmak
Bir dosyayı ya da gönderiyi internette başkalarının erişimine açmak.
She shared the article on all her social media.
Makaleyi bütün sosyal medya hesaplarında paylaştı.
- 16connectverbneutral
bağlanmak
Bir cihazı ağa, internete ya da başka bir cihaza bağlamak.
I can't connect to the Wi-Fi in this café.
Bu kafedeki kablosuz ağa bağlanamıyorum.
- 17softwarenounneutral
yazılım
Bir cihazda çalışan programlar ve uygulamalar; sayılamayan bir addır.
The company makes software for hospitals.
Şirket hastaneler için yazılım üretiyor.
- 18datanounneutral
veri
Bilgisayarda saklanan ya da kullanılan bilgi; ayrıca mobil internet kotası.
I've nearly used up all my mobile data this month.
Bu ay mobil veri kotamı neredeyse tamamen bitirdim.
- 19batterynounneutral
pil
Bir cihazın, gücü depolayan parçası.
My battery is at five percent, so I'd better charge it.
Pilim yüzde beşte, o yüzden şarja taksam iyi olacak.
- 20chargeverbneutral
şarj etmek
Bir cihazın piline elektrik gücü yüklemek.
Don't forget to charge your phone before the trip.
Yolculuktan önce telefonunu şarj etmeyi unutma.
- 21internetnounneutral
internet
Dünya genelinde bilgisayarları ve cihazları birbirine bağlayan küresel ağ.
The internet has been really slow all morning.
İnternet bütün sabah çok yavaştı.
- 22Wi-Finounneutral
kablosuz internet
İnternete kablosuz bağlantı.
What's the Wi-Fi password here?
Buranın kablosuz internet şifresi nedir?
- 23accountnounneutral
hesap
Bir web sitesine ya da hizmete kayıtlı kişisel profil.
You need to create an account before you can buy anything.
Bir şey satın alabilmek için önce hesap oluşturmanız gerekiyor.
- 24log inphrasal verbneutral
giriş yapmak
Bir hesaba erişmek için kullanıcı adınızı ve şifrenizi girmek.
I can't log in because I've forgotten my password.
Şifremi unuttuğum için giriş yapamıyorum.
- 25updatenounneutral
güncelleme
Bir yazılımın, hatalarını gideren ya da onu geliştiren yeni sürümü.
There's a new update available for your phone.
Telefonunuz için yeni bir güncelleme var.
- 26installverbneutral
kurmak
Bir cihaza yazılım ya da uygulama eklemek.
I installed the program but it won't open.
Programı kurdum ama bir türlü açılmıyor.
- 27filenounneutral
dosya
Belge ya da fotoğraf gibi, bilgisayarda saklanan bir veri parçası.
I can't open this file on my computer.
Bu dosyayı bilgisayarımda açamıyorum.
- 28saveverbneutral
kaydetmek
Bir çalışmayı ya da veriyi kaybolmayacak biçimde saklamak.
Remember to save your work before you close it.
Kapatmadan önce çalışmanı kaydetmeyi unutma.
- 29screenshotnounneutral
ekran görüntüsü
Bir cihazın ekranında o anda ne olduğunu gösteren görüntü.
Send me a screenshot of the error message.
Bana hata mesajının ekran görüntüsünü gönder.
- 30chargernounneutral
şarj aleti
Pili yeniden doldurmak için kullanılan kablo ya da cihaz.
Has anyone seen my phone charger?
Telefon şarj aletimi gören oldu mu?
- 31mousenounneutral
fare
Ekrandaki imleci yönetmek için elle hareket ettirilen küçük cihaz.
My wireless mouse needs new batteries.
Kablosuz faremin yeni pillere ihtiyacı var.
- 32browsernounneutral
tarayıcı
Web sitelerini görüntülemek için kullanılan program.
Try opening the page in a different browser.
Sayfayı başka bir tarayıcıda açmayı dene.
- 33linknounneutral
bağlantı
Sizi başka bir sayfaya ya da dosyaya götüren, tıklanabilir bağ. Günlük dilde “link” de yaygın olarak kullanılır.
Click on the link below to register.
Kayıt olmak için aşağıdaki bağlantıya tıklayın.
- 34messagenounneutral
mesaj
Telefonla ya da bir uygulamayla birine gönderilen kısa yazı.
I got your message but didn't have time to reply.
Mesajını aldım ama cevap yazmaya vaktim olmadı.
- 35textverbinformal
mesaj atmak
Birine telefonla yazılı mesaj göndermek.
Just text me when you arrive.
Vardığında bana mesaj at yeter.
- 36social medianounneutral
sosyal medya
İnsanların içerik paylaştığı ve birbiriyle bağlantı kurduğu siteler ve uygulamalar.
She spends hours on social media every evening.
Her akşam saatlerce sosyal medyada vakit geçiriyor.
- 37postverbneutral
paylaşım yapmak
Başkalarının görmesi için internette bir şey yayımlamak.
She posted a photo of her new puppy.
Yeni köpeğinin fotoğrafını paylaştı.
- 38back upphrasal verbneutral
yedeklemek
Aslı kaybolur diye verinin bir kopyasını almak.
I back all my photos up to the cloud every week.
Bütün fotoğraflarımı her hafta buluta yedekliyorum.
- 39turn onphrasal verbneutral
açmak (cihazı)
Bir cihazı, gücünü vererek çalıştırmak.
Can you turn the computer on for me?
Bilgisayarı benim için açar mısın?
- 40turn offphrasal verbneutral
kapatmak (cihazı)
Bir cihazı, gücünü keserek durdurmak.
Please turn off your phone during the film.
Film sırasında lütfen telefonunuzu kapatın.
- 41typeverbneutral
klavyeyle yazmak
Klavye kullanarak yazmak.
She can type really fast without looking.
Bakmadan gerçekten çok hızlı yazabiliyor.
- 42usernamenounneutral
kullanıcı adı
Bir hesaba girerken kendinizi tanıtmak için kullandığınız ad.
I can't remember which username I used.
Hangi kullanıcı adını kullandığımı hatırlayamıyorum.
- 43devicenounneutral
cihaz
Bir elektronik donanım parçası için kullanılan genel sözcük.
You can use the app on any device.
Uygulamayı istediğiniz cihazda kullanabilirsiniz.
- 44the cloudnounneutral
bulut
Dosyaların cihaz yerine internette saklandığı çevrimiçi depolama alanı.
All my documents are saved in the cloud.
Bütün belgelerim bulutta kayıtlı.
- 45chargenounneutral
şarj (pildeki güç)
Bir pilde kalan güç miktarı.
My phone is down to its last bit of charge.
Telefonumun şarjı son kırıntısına kadar bitmek üzere.
- 46crashverbneutral
çökmek
Bir programın ya da cihazın aniden çalışmaz hâle gelmesi.
The whole system crashed just before I saved my work.
Ben tam çalışmamı kaydetmeden bütün sistem çöktü.
- 47browseverbneutral
gezinmek (internette)
Belirli bir amaç olmadan farklı web sitelerine bakmak.
I was just browsing the internet to kill time.
Vakit geçsin diye internette geziniyordum.
- 48scrollverbneutral
kaydırmak (ekranı)
Ekrandaki yazıyı ya da görselleri yukarı, aşağı veya yana kaydırmak.
Just scroll down to find the price list.
Fiyat listesini bulmak için aşağı kaydırmanız yeterli.
- 49settingsnounneutral
ayarlar
Bir cihazın ya da uygulamanın nasıl çalıştığını değiştirdiğiniz bölüm.
You can change the language in the settings.
Dili ayarlardan değiştirebilirsiniz.
- 50notificationnounneutral
bildirim
Bir uygulamadan ya da cihazdan gelen otomatik ileti veya uyarı.
I get too many notifications from that app.
O uygulamadan çok fazla bildirim geliyor.
- 51smartphonenounneutral
akıllı telefon
İnternete bağlanabilen ve uygulama çalıştırabilen cep telefonu.
Almost everyone in the office has a smartphone.
Ofisteki neredeyse herkesin akıllı telefonu var.
- 52wirelessadjectiveneutral
kablosuz
Kablo ya da tel olmadan çalışan.
I bought some wireless headphones for the gym.
Spor salonu için kablosuz kulaklık aldım.
- 53sign upphrasal verbneutral
kaydolmak
Bir hizmete kayıt olmak ya da yeni bir hesap açmak.
I signed up for the newsletter last week.
Geçen hafta bültene kaydoldum.
- 54appnounneutral
uygulama
Telefonda ya da bilgisayarda belirli bir amaca hizmet eden program; aslında “application” sözcüğünün gündelik kısaltmasıdır.
There's an app for ordering taxis in this city.
Bu şehirde taksi çağırmak için bir uygulama var.
- 55networknounneutral
ağ
Birbirine bağlı bilgisayarlar ya da cihazlar topluluğu; ayrıca mobil veya kablosuz şebeke sinyali.
There's no mobile network up here in the mountains.
Burada, dağların arasında hiç mobil şebeke yok.
- 56onlineadjective/adverbneutral
çevrimiçi
İnternete bağlı ya da internette erişilebilir olan.
I do most of my shopping online these days.
Bu aralar alışverişimin çoğunu çevrimiçi yapıyorum.
- 57deleteverbneutral
silmek
Bir dosyayı, iletiyi ya da veriyi kalıcı olarak kaldırmak.
I accidentally deleted all my holiday photos.
Tatil fotoğraflarımın hepsini yanlışlıkla sildim.
- 58keyboardnounneutral
klavye
Bilgisayarda ya da bir cihazda yazmak için kullanılan tuş takımı.
Some keys on my keyboard have stopped working.
Klavyemdeki bazı tuşlar çalışmaz oldu.
- 59virusnounneutral
virüs
Bir bilgisayara zarar verebilen ya da veri çalabilen zararlı program.
My laptop got a virus from a suspicious website.
Dizüstü bilgisayarıma şüpheli bir siteden virüs bulaştı.
- 60memorynounneutral
bellek
Bir cihazda veri saklamaya ayrılan alan.
My phone is running out of memory.
Telefonumun belleği dolmak üzere.
- 61mobilenounneutralBritish English
cep telefonu (İngiliz İngilizcesi)
Cep telefonu anlamında kullanılan İngiliz İngilizcesi sözcük.
I left my mobile at home, so I couldn't call you.
Cep telefonumu evde unuttum, o yüzden seni arayamadım.
- 62cell phonenounneutralAmerican English
cep telefonu (Amerikan İngilizcesi)
Cep telefonu anlamında kullanılan Amerikan İngilizcesi sözcük.
My cell phone battery died during the meeting.
Toplantı sırasında cep telefonumun pili bitti.
Her yerde öğrenin, internet olmasa bile
Desteleri telefonunuza indirin, internet olmadan çalışın. Yolculukta, uçakta ya da çekimin zayıf olduğu her yerde idealdir.
Parola girmediğiniz, bir bildirim almadığınız gün yok; teknoloji artık gündelik dilin içinde. Bilgisayar, tablet ve telefon; site, e-posta, indirmek, şifre, uygulama; tıklamak, aramak, göndermek, paylaşmak, bağlanmak; yazılım, veri, ağ ve pil gibi terimler kartlara bölündü. Zaten tanıdığınız ekranlar, orta seviyeden itibaren İngilizcenizi geliştirmenin en doğal yolu hâline geliyor. Günlük dijital rutininiz böylece bir çalışma seansına dönüşüyor.