b2Kelime paketi

Resmî ve yazılı dil

Rapor, dilekçe ve belgelerde kullanılan ağırbaşlı anlatım.

64 kelime
İngilizce kelime bilgisi

Kütüphaneme ekle

Bu desteyi kaydetmek ve ilerlemeni takip etmek için ücretsiz kaydol

64 kelime

Tanımların dili:: Türkçe
  • 1
    requireverbformal

    gerektirmek

    'need' fiilinin resmî karşılığı; talimatlarda, yönetmeliklerde ve mesleki yazışmalarda sık kullanılır.

    Applicants require a valid passport in order to complete the process.

    Başvuru sahiplerinin süreci tamamlamak için geçerli bir pasaporta sahip olması gerekir.

  • 2
    indicateverbformal

    belirtmek

    Göstermek ya da ima etmek anlamında resmî bir fiil; akademik metinlerde ve raporlarda sıkça geçer.

    The results indicate a significant rise in unemployment.

    Sonuçlar işsizlikte önemli bir artışa işaret ediyor.

  • 3
    regardingprepositionformal

    ile ilgili olarak

    Bir konuyu resmî biçimde gündeme getirmenin yolu; e-postalarda ve mektuplarda 'about' yerine kullanılır.

    I am writing to you regarding your recent application.

    Son başvurunuzla ilgili olarak size yazıyorum.

  • 4
    thereforeconnectorformal

    bu nedenle

    Mantıksal bir çıkarımı ya da sonucu gösteren yazılı bağlaç.

    The evidence was incomplete and the case was therefore dismissed.

    Kanıtlar eksikti ve dava bu nedenle düşürüldü.

  • 5
    howeverconnectorformalneutral

    ancak

    Karşıtlık kuran yazılı bağlaç; 'but' bağlacından daha resmîdir ve genellikle cümlenin başında yer alır.

    The plan looks promising. However, it will be expensive to implement.

    Plan umut verici görünüyor. Ancak uygulanması pahalı olacak.

  • 6
    furthermoreconnectorformal

    ayrıca

    Bir savı desteklemek üzere yeni bir nokta ekleyen yazılı bağlaç.

    The scheme is costly. Furthermore, there is no guarantee that it will succeed.

    Program masraflı. Ayrıca başarılı olacağının hiçbir garantisi yok.

  • 7
    consequentlyconnectorformal

    dolayısıyla

    Bir sonucu ya da etkiyi gösteren yazılı bağlaç.

    The train was cancelled and, consequently, we missed the meeting.

    Tren iptal edildi ve dolayısıyla toplantıyı kaçırdık.

  • 8
    neverthelessconnectorformal

    yine de

    Bir noktayı kabul ederken karşıt bir noktayı korumayı sürdüren yazılı bağlaç.

    The task was difficult; nevertheless, the team completed it on time.

    Görev zordu; yine de ekip işi zamanında bitirdi.

  • 9
    moreoverconnectorformal

    dahası

    Önceki bir noktayı pekiştirerek vurgu ekleyen yazılı bağlaç.

    The proposal is expensive; moreover, it is unlikely to work.

    Öneri pahalı; dahası işe yaraması pek olası değil.

  • 10
    nonethelessconnectorformal

    buna rağmen

    'nevertheless' bağlacına benzeyen, bir karşıtlığı kabul eden yazılı bağlaç.

    The results were disappointing but valuable nonetheless.

    Sonuçlar hayal kırıklığı yarattı; buna rağmen değerliydi.

  • 11
    henceconnectorformal

    bundan dolayı

    Mantıksal bir sonucu gösteren resmî bağlaç.

    The data is incomplete; hence, the conclusions are tentative.

    Veriler eksik; bundan dolayı vardığımız yargılar geçicidir.

  • 12
    whereasconnectorformal

    oysa

    İki olgu ya da yan cümle arasında karşıtlık kuran yazılı bağlaç.

    The northern office expanded, whereas the southern one closed.

    Kuzeydeki ofis büyüdü, oysa güneydeki kapandı.

  • 13
    subsequentlyadverbformal

    daha sonra

    Sonradan ya da ardından anlamına gelen resmî belirteç; anlatılarda ve raporlarda kullanılır.

    The contract was signed and subsequently reviewed by the legal team.

    Sözleşme imzalandı ve daha sonra hukuk ekibi tarafından incelendi.

  • 14
    prior toprepositionformal

    -den önce

    'before' edatının resmî karşılığı; olaylarla ve son tarihlerle birlikte kullanılır.

    Please complete the form prior to your appointment.

    Lütfen formu randevunuzdan önce doldurun.

  • 15
    requestverbformal

    talep etmek

    Bir şeyi kibarca ya da resmî olarak isteme anlamında resmî fiil.

    Visitors are requested to sign in at reception.

    Ziyaretçilerden resepsiyonda giriş kaydı yaptırmaları talep edilmektedir.

  • 16
    provideverbformalneutral

    sağlamak

    Bir şeyi verme ya da tedarik etme anlamında resmî fiil.

    The hotel provides a shuttle service to the airport.

    Otel, havaalanına servis hizmeti sağlıyor.

  • 17
    receiveverbformalneutral

    almak

    'get' fiilinin resmî alternatifi; eşyalar, iletiler ve görülen muamele için kullanılır.

    You will receive a confirmation email within 24 hours.

    24 saat içinde bir onay e-postası alacaksınız.

  • 18
    assistverbformal

    yardım etmek

    'help' fiilinin resmî karşılığı; müşteri hizmetlerinde ve resmî ortamlarda yaygındır.

    Our staff will be happy to assist you with your enquiry.

    Personelimiz sorunuz konusunda size memnuniyetle yardım edecektir.

  • 19
    assistancenounformal

    yardım

    'help' sözcüğünün resmî ad biçimi; yazılı ricalarda ve yardım tekliflerinde yaygındır.

    Thank you for your assistance in this matter.

    Bu konudaki yardımınız için teşekkür ederiz.

  • 20
    commenceverbformal

    başlamak

    'begin' ya da 'start' fiilinin resmî karşılığı; törenler ve işlemler için kullanılır.

    The ceremony will commence at ten o'clock sharp.

    Tören tam saat onda başlayacak.

  • 21
    purchaseverbformal

    satın almak

    'buy' fiilinin resmî karşılığı; ticari ve yazılı bağlamlarda yaygındır.

    Tickets may be purchased online or at the door.

    Biletler çevrim içi olarak veya girişte satın alınabilir.

  • 22
    resideverbformal

    ikamet etmek

    'live' fiilinin resmî karşılığı; bir kişinin evinin nerede olduğunu anlatır.

    Applicants must reside in the region for at least one year.

    Başvuru sahiplerinin bölgede en az bir yıl ikamet etmiş olması gerekir.

  • 23
    informverbformal

    bilgilendirmek

    'tell' fiilinin resmî karşılığı; resmî bildirim yapmak için kullanılır.

    We regret to inform you that your application was unsuccessful.

    Başvurunuzun olumsuz sonuçlandığı konusunda sizi üzüntüyle bilgilendiriyoruz.

  • 24
    inquireverbformal

    bilgi istemek (Amerikan yazımı)

    'ask' fiilinin resmî karşılığı; çoğunlukla bilgi talep etmekle ilgilidir. İngiliz İngilizcesinde 'enquire' biçiminde de yazılır.

    I am writing to inquire about the vacant position.

    Boş kadro hakkında bilgi istemek için yazıyorum.

  • 25
    demonstrateverbformal

    göstermek, kanıtlamak

    'show' fiilinin resmî karşılığı; bir şeyi kanıtlamak ya da sergilemek için kullanılır.

    The study demonstrates a clear link between the two factors.

    Çalışma, iki etken arasında açık bir bağlantı olduğunu gösteriyor.

  • 26
    establishverbformal

    kurmak; saptamak

    Bir şeyi kurmak ya da bir olguyu doğrulamak anlamında resmî fiil.

    The organisation was established in 1985.

    Kuruluş 1985 yılında kuruldu.

  • 27
    ensureverbformal

    garanti etmek

    Bir şeyin gerçekleşmesini kesinleştirmek anlamında resmî fiil.

    Please ensure that all doors are locked before leaving.

    Lütfen çıkmadan önce bütün kapıların kilitli olduğundan emin olun.

  • 28
    determineverbformal

    belirlemek

    Bir şeyi öğrenmek ya da resmî olarak karara bağlamak anlamında resmî fiil.

    Tests were carried out to determine the cause of the problem.

    Sorunun nedenini belirlemek için testler yapıldı.

  • 29
    permitverbformal

    izin vermek

    'allow' ya da 'let' fiilinin resmî karşılığı.

    Smoking is not permitted anywhere on the premises.

    Tesisin hiçbir yerinde sigara içilmesine izin verilmez.

  • 30
    utilizeverbformal

    kullanmak (Amerikan yazımı)

    'use' fiilinin resmî karşılığı; teknik ve mesleki yazıda yaygındır. 'utilise' biçiminde de yazılır.

    The new system utilizes solar energy to reduce costs.

    Yeni sistem, maliyetleri düşürmek için güneş enerjisi kullanıyor.

  • 31
    acquireverbformal

    edinmek

    Bir şeyi kazanmak ya da ona sahip olmak anlamında resmî fiil; özellikle beceriler ve mülk için kullanılır.

    The company acquired a smaller competitor last year.

    Şirket geçen yıl daha küçük bir rakibini devraldı.

  • 32
    sufficientadjectiveformal

    yeterli

    'enough' sözcüğünün resmî karşılığı.

    We do not have sufficient evidence to proceed.

    Devam etmek için yeterli kanıtımız yok.

  • 33
    additionaladjectiveformalneutral

    ek, ilave

    'extra' ya da 'more' sözcüğünün resmî karşılığı.

    There is an additional charge for late check-out.

    Geç çıkış için ek ücret alınmaktadır.

  • 34
    numerousadjectiveformal

    çok sayıda

    'many' sözcüğünün resmî karşılığı.

    The proposal was rejected for numerous reasons.

    Öneri çok sayıda nedenle reddedildi.

  • 35
    approximatelyadverbformalneutral

    yaklaşık

    Sayı verirken 'about' ya da 'around' sözcüğünün resmî karşılığı.

    The journey takes approximately three hours.

    Yolculuk yaklaşık üç saat sürüyor.

  • 36
    concerningprepositionformal

    hususunda

    Bir konuyu tanıtan resmî edat; 'regarding' sözcüğüne benzer.

    I have a few questions concerning the terms of the contract.

    Sözleşmenin şartları hususunda birkaç sorum var.

  • 37
    in order toexpressionformalneutral

    -mek amacıyla

    Amacı ifade etmenin resmî yolu; yalın bir 'to' yapısından daha açıktır.

    In order to qualify, you must submit the form by Friday.

    Hak kazanmak amacıyla formu cuma gününe kadar teslim etmelisiniz.

  • 38
    with regard toexpressionformal

    konusunda

    Bir konuyu gündeme getiren ya da ona gönderme yapan resmî ifade.

    With regard to your query, I have attached the relevant documents.

    Sorunuz konusunda ilgili belgeleri ekte gönderiyorum.

  • 39
    please be advisedexpressionformal

    bilginize sunarız

    Resmî bildirim ya da bilgi vermek için kullanılan kalıp; ticari yazışmalarda yaygındır.

    Please be advised that our offices will be closed on Monday.

    Ofislerimizin pazartesi günü kapalı olacağını bilginize sunarız.

  • 40
    I am writing toexpressionformal

    -mek için yazıyorum

    Resmî bir mektubun ya da e-postanın amacını belirten geleneksel giriş.

    I am writing to express my concern about the recent changes.

    Son değişikliklerle ilgili endişemi dile getirmek için yazıyorum.

  • 41
    at your earliest convenienceexpressionformal

    ilk fırsatta

    Bir kişiden makul olan en kısa sürede harekete geçmesini isteyen kibar ve resmî kalıp.

    Please return the signed form at your earliest convenience.

    Lütfen imzalı formu ilk fırsatta geri gönderin.

  • 42
    should you requireexpressionformal

    ihtiyaç duymanız halinde

    'if' yerine devrik bir yapı kullanan, ek yardım öneren resmî koşul kalıbı.

    Should you require any further assistance, please do not hesitate to contact us.

    Başka bir yardıma ihtiyaç duymanız halinde lütfen bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.

  • 43
    I regret to inform youexpressionformal

    üzülerek bildiririm

    Kötü bir haberi yazılı olarak kibarca iletmek için kullanılan resmî kalıp.

    I regret to inform you that your booking has been cancelled.

    Rezervasyonunuzun iptal edildiğini üzülerek bildiririm.

  • 44
    kindlyadverbformal

    lütfen

    Bir ricayı yumuşatmak için kullanılan resmî belirteç; 'please' sözcüğüne benzer.

    Kindly ensure that all forms are completed in full.

    Lütfen tüm formların eksiksiz doldurulduğundan emin olun.

  • 45
    as a resultexpressionneutralformal

    bunun sonucunda

    Sonuç gösteren yazılı bağlaç; 'consequently' ifadesinden biraz daha az resmîdir.

    Demand fell sharply and, as a result, production was reduced.

    Talep hızla düştü ve bunun sonucunda üretim azaltıldı.

  • 46
    with reference toexpressionformal

    -e atfen

    Önceki bir yazışmaya ya da konuya gönderme yapmak için kullanılan resmî kalıp.

    With reference to your letter of 3 June, I can now confirm the details.

    3 Haziran tarihli mektubunuza atfen, ayrıntıları artık teyit edebilirim.

  • 47
    in conclusionexpressionformal

    sonuç olarak

    Bir savın ya da denemenin son özetini haber veren yazılı bağlaç.

    In conclusion, the evidence strongly supports the original hypothesis.

    Sonuç olarak, kanıtlar özgün varsayımı güçlü biçimde desteklemektedir.

  • 48
    for instanceexpressionneutralformal

    örneğin

    Bir örnek sunan yazılı bağlaç.

    Some costs, for instance insurance, are often overlooked.

    Bazı masraflar, örneğin sigorta, çoğu zaman gözden kaçar.

  • 49
    with respect toexpressionformal

    açısından

    Ele alınan belirli yönü tanıtan resmî ifade.

    With respect to costs, the two options are very similar.

    Maliyet açısından iki seçenek birbirine çok benziyor.

  • 50
    endeavourverbformal

    çaba göstermek (İngiliz yazımı)

    'try hard' ifadesinin resmî karşılığı; müşteriye verilen taahhütlerde yaygındır. Amerikan İngilizcesinde 'endeavor' biçiminde yazılır.

    We endeavour to respond to all enquiries within 48 hours.

    Tüm sorulara 48 saat içinde yanıt vermeye çaba gösteriyoruz.

  • 51
    obtainverbformal

    elde etmek

    'get' fiilinin resmî alternatifi; izin, belge ya da sonuç kazanmak için kullanılır.

    You must obtain written permission before reproducing the material.

    Materyali çoğaltmadan önce yazılı izin elde etmelisiniz.

  • 52
    thusconnectorformal

    böylece

    Sonuç ya da tarz bildiren resmî bağlaç; akademik yazıda yaygındır.

    The figures were rounded and thus are only approximate.

    Rakamlar yuvarlandı ve bu nedenle yalnızca yaklaşıktır. [2. anlam: sonuç]

  • 53
    in additionexpressionformalneutral

    bunun yanı sıra

    Ek bir nokta sunan yazılı bağlaç.

    In addition, all staff will receive updated guidelines next week.

    Bunun yanı sıra, tüm personele önümüzdeki hafta güncellenmiş yönergeler ulaştırılacak.

  • 54
    attemptverb, nounformal

    teşebbüs etmek; teşebbüs

    'try' sözcüğünün resmî karşılığı; hem fiil hem de ad olarak kullanılır.

    Do not attempt to repair the device yourself.

    Cihazı kendiniz onarmaya teşebbüs etmeyin.

  • 55
    concludeverbformal

    sonuçlandırmak; sonuca varmak

    Bir şeyi bitirmek ya da nihai bir yargıya varmak anlamında resmî fiil.

    The meeting concluded with a vote on the new policy.

    Toplantı, yeni politikaya ilişkin bir oylamayla sonuçlandı.

  • 56
    I would appreciate it ifexpressionformal

    -rseniz memnun olurum

    Yazılı olarak rica etmek için kullanılan kibar ve resmî kalıp.

    I would appreciate it if you could reply by the end of the week.

    Hafta sonuna kadar yanıt verirseniz memnun olurum.

  • 57
    please find attachedexpressionformal

    ekte bulabilirsiniz

    Bir e-postada ya da mektupta eki tanıtan standart resmî kalıp.

    Please find attached a copy of the invoice for your records.

    Kayıtlarınız için faturanın bir kopyasını ekte bulabilirsiniz.

  • 58
    I look forward toexpressionformal

    sabırsızlıkla bekliyorum

    Beklentiyi dile getiren kibar ve resmî kapanış kalıbı; genellikle bir ad ya da -me biçimiyle sürer.

    I look forward to hearing from you at your earliest convenience.

    İlk fırsatta sizden haber almayı sabırsızlıkla bekliyorum.

  • 59
    thank you for your understandingexpressionformal

    anlayışınız için teşekkür ederiz

    Bir aksaklık ya da değişiklik açıklandıktan sonra kullanılan kibar ve resmî kapanış.

    The service will be unavailable overnight. Thank you for your understanding.

    Hizmet gece boyunca kullanılamayacak. Sabrınız için teşekkür ederim.

  • 60
    do not hesitate toexpressionformal

    çekinmeyin

    Bir kişiyi tereddüt etmeden harekete geçmeye yönlendiren kibar ve resmî kalıp; çoğunlukla iletişime geçmekle ilgilidir.

    Please do not hesitate to contact me if you have any questions.

    Sorularınız olursa benimle iletişime geçmekten çekinmeyin.

  • 61
    on the contraryexpressionformal

    aksine

    Önceki bir ifadeyi çürütmek ve tersini öne sürmek için kullanılan yazılı bağlaç.

    The change did not harm sales; on the contrary, they rose.

    Değişiklik satışlara zarar vermedi; aksine satışlar arttı.

  • 62
    utiliseverbformalBritish English

    kullanmak (İngiliz yazımı)

    Kullanmak ya da yararlanmak anlamındaki resmî fiilin İngiliz İngilizcesindeki yazımı.

    We aim to utilise all available resources efficiently.

    Mevcut tüm kaynakları verimli biçimde kullanmayı hedefliyoruz.

  • 63
    endeavorverbformalAmerican English

    çaba göstermek (Amerikan yazımı)

    Çok uğraşmak ya da gayret göstermek anlamındaki resmî fiilin Amerikan İngilizcesindeki yazımı.

    We endeavor to respond to all inquiries within two business days.

    Tüm sorulara iki iş günü içinde yanıt vermeye çaba gösteriyoruz.

  • 64
    enquireverbformalBritish English

    bilgi istemek (İngiliz yazımı)

    Bilgi sormak anlamındaki resmî fiil için İngiliz İngilizcesinde yaygın olarak kullanılan yazım.

    I am writing to enquire about the availability of the course.

    Kursta yer olup olmadığı hakkında bilgi istemek için yazıyorum.

Her yerde öğrenin, internet olmasa bile

Desteleri telefonunuza indirin, internet olmadan çalışın. Yolculukta, uçakta ya da çekimin zayıf olduğu her yerde idealdir.

Bir rapora günlük konuşma diliyle başlarsanız ilk cümlede fark edilir. Bu paket resmî fiilleri, bağlaçları ve hazır kalıpları öğretir: talep etmek, elde etmek, belirtmek; ayrıca, bununla birlikte, buna bağlı olarak; nazik ricalar ve gündelik sözcüklerin ağırbaşlı karşılıkları. İleri seviyeye çekildiği için profesyonel bir e-postada olduğu gibi akademik bir metinde de tonu tam yerinde tutarsınız.

Resmî ve yazılı dil için diğer seviyeler

B2 seviyesinde daha fazla İngilizce kelime bilgisi