a1Kelime paketi

Aile ve insanlar

Akrabalar, arkadaşlar, komşular ve çevrenizdeki kişiler hakkında konuşun.

59 kelime
İngilizce kelime bilgisi

Kütüphaneme ekle

Bu desteyi kaydetmek ve ilerlemeni takip etmek için ücretsiz kaydol

59 kelime

Tanımların dili:: Türkçe
  • 1
    familynounneutral

    aile

    Birbiriyle akraba olan insan topluluğu, özellikle anne baba ve çocuklar.

    I have a big family.

    Büyük bir ailem var.

  • 2
    mothernounneutral

    anne

    Kadın ebeveyn.

    My mother works in a hospital.

    Annem bir hastanede çalışıyor.

  • 3
    momnouninformal

    anne (Amerikan İngilizcesi)

    Anneye seslenirken ya da ondan söz ederken kullanılan samimi sözcük. Amerikan İngilizcesinde 'mom', İngiliz İngilizcesinde 'mum' denir; Türkçe ikisini de 'anne' ile karşılar.

    Mom, can I have some water?

    Anne, biraz su alabilir miyim?

  • 4
    fathernounneutral

    baba

    Erkek ebeveyn.

    My father drives a taxi.

    Babam taksi kullanıyor.

  • 5
    dadnouninformal

    baba (günlük dil)

    Babaya seslenirken ya da ondan söz ederken kullanılan samimi sözcük. Türkçede aynı sözcük hem resmî hem samimi kullanımı karşılar; sevgi katmak için 'babacığım' denir.

    My dad is at work.

    Babam işte.

  • 6
    parentsnounneutral

    anne baba, ebeveyn

    Bir kişinin annesi ve babası birlikte.

    My parents live in a small town.

    Annemle babam küçük bir kasabada yaşıyor.

  • 7
    sisternounneutral

    kız kardeş

    Seninle aynı anne babadan olan kız çocuk. Türkçede kendinden büyük olan kız kardeşe 'abla' denir.

    My sister is ten years old.

    Kız kardeşim on yaşında.

  • 8
    brothernounneutral

    erkek kardeş

    Seninle aynı anne babadan olan erkek çocuk. Türkçede kendinden büyük olan erkek kardeşe 'ağabey' denir.

    My brother plays football.

    Erkek kardeşim futbol oynuyor.

  • 9
    sonnounneutral

    oğul

    Bir anne babanın erkek çocuğu.

    They have one son.

    Onların bir oğlu var.

  • 10
    babynounneutral

    bebek

    Henüz yürüyemeyen ve konuşamayan çok küçük çocuk.

    The baby is sleeping.

    Bebek uyuyor.

  • 11
    childnounneutral

    çocuk

    Küçük yaştaki kız ya da oğlan; ayrıca bir kişinin oğlu veya kızı.

    Every child in the class has a book.

    Sınıftaki her çocuğun bir kitabı var.

  • 12
    childrennounneutral

    çocuklar

    'Child' sözcüğünün çoğulu; birden çok küçük kız ya da oğlan.

    They have three children.

    Üç çocukları var.

  • 13
    grandmothernounneutral

    büyükanne

    Annenin ya da babanın annesi. Türkçe bu ikisini ayırır: annenin annesi 'anneanne', babanın annesi 'babaanne'dir. 'Büyükanne' ikisini birden karşılar ve İngilizce sözcük hangisinin kastedildiğini söylemez.

    My grandmother is eighty years old.

    Büyükannem seksen yaşında.

  • 14
    grandmanouninformal

    nine

    Büyükanne için kullanılan samimi, günlük sözcük.

    Grandma makes the best cookies.

    En güzel kurabiyeleri ninem yapar.

  • 15
    grandfathernounneutral

    büyükbaba

    Annenin ya da babanın babası. Türkçede 'dede' de aynı kişiyi anlatır ve günlük dilde daha sık kullanılır.

    My grandfather tells funny stories.

    Büyükbabam komik hikâyeler anlatır.

  • 16
    grandpanouninformal

    dede

    Büyükbaba için kullanılan samimi, günlük sözcük.

    Grandpa is reading the newspaper.

    Dedem gazete okuyor.

  • 17
    grandparentsnounneutral

    büyükanne ve büyükbaba

    Annenin ve babanın anne babası. Türkçede bu ikisini tek sözcükle karşılayan bir karşılık yoktur; ikisi birlikte söylenir.

    My grandparents have a big garden.

    Büyükannemle büyükbabamın büyük bir bahçesi var.

  • 18
    grandsonnounneutral

    erkek torun

    Oğlunun ya da kızının erkek çocuğu. Türkçede 'torun' cinsiyet belirtmez, bu yüzden ayrım için 'erkek' sözcüğü eklenir.

    Their grandson is two years old.

    Erkek torunları iki yaşında.

  • 19
    granddaughternounneutral

    kız torun

    Oğlunun ya da kızının kız çocuğu. Türkçede 'torun' cinsiyet belirtmez, bu yüzden ayrım için 'kız' sözcüğü eklenir.

    My granddaughter loves to draw.

    Kız torunum resim yapmayı çok sever.

  • 20
    auntnounneutral

    hala, teyze

    Annenin ya da babanın kız kardeşi, ya da amcanın eşi. Türkçe bunları ayırır: babanın kız kardeşi 'hala', annenin kız kardeşi 'teyze', amcanın eşi ise 'yenge'dir. İngilizce sözcük hangisinin kastedildiğini söylemediği için ikisi birden verilmiştir.

    My aunt lives in London.

    Halam Londra'da yaşıyor.

  • 21
    unclenounneutral

    amca, dayı

    Annenin ya da babanın erkek kardeşi, ya da halanın veya teyzenin kocası. Türkçe bunları ayırır: babanın erkek kardeşi 'amca', annenin erkek kardeşi 'dayı', halanın ya da teyzenin kocası ise 'enişte'dir. İngilizce sözcük seçimi belirtmez.

    My uncle has a dog.

    Amcamın bir köpeği var.

  • 22
    cousinnounneutral

    kuzen

    Amcanın, dayının, halanın ya da teyzenin çocuğu. Türkçede 'kuzen' hem kız hem erkek için kullanılır; 'amcaoğlu', 'teyzekızı' gibi ayrıntılı adlandırmalar da vardır.

    My cousin is the same age as me.

    Kuzenim benimle yaşıt.

  • 23
    niecenounneutral

    kız yeğen

    Erkek ya da kız kardeşinin kızı. Türkçede 'yeğen' cinsiyet belirtmez, ayrım için 'kız' eklenir.

    My niece is starting school this year.

    Kız yeğenim bu yıl okula başlıyor.

  • 24
    nephewnounneutral

    erkek yeğen

    Erkek ya da kız kardeşinin oğlu. Türkçede 'yeğen' cinsiyet belirtmez, ayrım için 'erkek' eklenir.

    My nephew likes cars.

    Erkek yeğenim arabaları sever.

  • 25
    husbandnounneutral

    koca

    Bir kadının evlendiği erkek. Nazik ve cinsiyet belirtmeyen kullanım 'eş'tir.

    Her husband cooks dinner every night.

    Kocası her akşam yemeği pişirir.

  • 26
    wifenounneutral

    eş, karı

    Bir erkeğin evlendiği kadın. Günlük dilde 'karı' kaba kaçabilir; kibar kullanım 'eş'tir.

    His wife is a nurse.

    Onun eşi hemşire.

  • 27
    twinnounneutral

    ikiz

    Aynı anneden aynı anda doğan iki çocuktan biri.

    My brother and I are twins.

    Erkek kardeşimle ben ikiziz.

  • 28
    friendnounneutral

    arkadaş

    İyi tanıdığın ve sevdiğin, ailenden olmayan kişi.

    She is my best friend.

    O, en yakın arkadaşım.

  • 29
    best friendexpressionneutral

    en yakın arkadaş

    En çok sevdiğin ve kendini en yakın hissettiğin arkadaş.

    Maria is my best friend.

    Maria benim can dostumdur.

  • 30
    neighbornounneutral

    komşu (Amerikan yazımı)

    Yakınında oturan kişi. Bu yazım Amerikan İngilizcesine aittir; İngiliz yazımı 'neighbour' biçimindedir.

    Our neighbor has a cat.

    Komşumuzun bir kedisi var.

  • 31
    mannounneutral

    adam

    Yetişkin erkek kişi.

    That man is my teacher.

    Şu adam benim öğretmenim.

  • 32
    womannounneutral

    kadın

    Yetişkin dişi kişi.

    The woman in the red coat is my mother.

    Kırmızı paltolu kadın benim annem.

  • 33
    mennounneutral

    adamlar

    'Man' sözcüğünün çoğulu; birden çok yetişkin erkek.

    Two men are fixing the road.

    İki adam yolu onarıyor.

  • 34
    womennounneutral

    kadınlar

    'Woman' sözcüğünün çoğulu; birden çok yetişkin kadın.

    Three women are talking outside.

    Üç kadın dışarıda konuşuyor.

  • 35
    boynounneutral

    erkek çocuk

    Küçük yaştaki ya da genç erkek. Günlük dilde 'oğlan' da denir.

    The boy is riding a bike.

    Oğlan bisiklet sürüyor.

  • 36
    girlnounneutral

    kız

    Küçük yaştaki ya da genç dişi kişi.

    The girl is singing a song.

    Kız bir şarkı söylüyor.

  • 37
    kidnouninformal

    çocuk (günlük dil)

    Çocuk için kullanılan samimi sözcük. Türkçede ayrı bir sözcük yoktur; aynı sözcük daha rahat bir tonla kullanılır, kimi zaman 'ufaklık' denir.

    The kids are at school.

    Çocuklar okulda.

  • 38
    adultnounneutral

    yetişkin

    Büyümüş, çocuk olmayan kişi.

    This film is for adults.

    Bu film yetişkinler içindir.

  • 39
    teenagernounneutral

    ergen

    13 ile 19 yaş arasındaki genç. Günlük dilde 'genç' de sık kullanılır.

    My son is a teenager now.

    Oğlum artık bir ergen.

  • 40
    oldadjectiveneutral

    yaşlı

    Uzun yıllar yaşamış kişileri anlatır; ayrıca yaş sormak ve söylemek için kullanılır.

    My grandfather is very old.

    Büyükbabam çok yaşlı.

  • 41
    youngadjectiveneutral

    genç

    Henüz az yıl yaşamış kişileri anlatır.

    She is too young to drive.

    Araba kullanmak için fazla genç.

  • 42
    personnounneutral

    kişi

    Tek bir insan.

    There is one person in the room.

    Odada bir kişi var.

  • 43
    peoplenounneutral

    insanlar

    Birden çok kişi; 'person' sözcüğünün çoğulu.

    A lot of people are here today.

    Bugün burada çok insan var.

  • 44
    namenounneutral

    isim

    Bir kişinin çağrıldığı sözcük.

    What is your name?

    İsminiz nedir?

  • 45
    first nameexpressionneutral

    ad

    Anne babanın verdiği, soyadından önce gelen ad.

    My first name is Tom.

    Adım Tom.

  • 46
    last nameexpressionneutral

    soyadı

    Akrabalarınla paylaştığın aile adı.

    My last name is Smith.

    Soyadım Smith.

  • 47
    surnamenounformal

    soyadı (resmî kullanım)

    Aile adının bir başka karşılığı. Türkçede iki İngilizce sözcük de tek bir karşılığa gelir; bu sözcük resmî belgelerde ve kibar dilde kullanılır.

    Please tell me your surname.

    Lütfen bana soyadınızı söyleyin.

  • 48
    years oldexpressionneutral

    yaşında

    Birinin kaç yaşında olduğunu söylemek için sayıdan sonra kullanılır. Türkçede bu bir ek olduğu için tek başına değil, sayıyla birlikte söylenir.

    My daughter is six years old.

    Kızım altı yaşında.

  • 49
    marriedadjectiveneutral

    evli

    Karısı ya da kocası olan.

    My sister is married.

    Kız kardeşim evli.

  • 50
    singleadjectiveneutral

    bekâr

    Evli olmayan.

    My brother is still single.

    Erkek kardeşim hâlâ bekâr.

  • 51
    relativenounneutral

    akraba

    Ailenden olan kişi.

    We have relatives in Canada.

    Kanada'da akrabalarımız var.

  • 52
    Mrnounformal

    Bay

    Bir erkeğin soyadından önce kullanılan nazik unvan. Türkçede bu unvan çoğu zaman adın ardından gelir: 'Ahmet Bey'.

    Good morning, Mr Brown.

    Günaydın Bay Brown.

  • 53
    Mrsnounformal

    Bayan (evli kadın için)

    Evli bir kadının soyadından önce kullanılan nazik unvan. Türkçe kadının evli olup olmadığına göre unvan ayırmaz; 'Bayan' ya da addan sonra gelen 'Hanım' her iki durumda da kullanılır.

    Mrs Smith is my neighbor.

    Bayan Smith benim komşum.

  • 54
    Missnounformal

    Bayan (bekâr kadın için)

    Evli olmayan bir kadının ya da genç kızın soyadından önce kullanılan nazik unvan. Türkçede buna karşılık gelen ayrı bir unvan yoktur.

    Hello, Miss Jones.

    Merhaba Bayan Jones.

  • 55
    everyonepronounneutral

    herkes

    Bir gruptaki bütün insanlar.

    Everyone in my family likes music.

    Ailemde herkes müzikten hoşlanır.

  • 56
    daughternounneutral

    kız evlat

    Bir anne babanın kız çocuğu. Türkçede 'kız' tek başına hem 'girl' hem 'daughter' anlamına gelebildiği için, evlat anlamı 'kız evlat' ya da 'kızım' gibi biçimlerle belirtilir.

    My daughter goes to the local school.

    Kızım mahalledeki okula gidiyor.

  • 57
    agenounneutral

    yaş

    Bir kişinin kaç yıl yaşadığı.

    We are the same age.

    Biz aynı yaştayız.

  • 58
    mumnouninformalBritish English

    anne (İngiliz İngilizcesi)

    Anne için kullanılan İngiliz İngilizcesine ait samimi sözcük; Amerikan İngilizcesindeki karşılığı 'mom'dur.

    My mum is cooking dinner.

    Annem akşam yemeğini pişiriyor.

  • 59
    neighbournounneutralBritish English

    komşu (İngiliz yazımı)

    Yakında oturan kişiyi anlatan sözcüğün İngiliz yazımı; Amerikan yazımı 'neighbor' biçimindedir.

    My neighbour has a big dog.

    Komşumun büyük bir köpeği var.

Her yerde öğrenin, internet olmasa bile

Desteleri telefonunuza indirin, internet olmadan çalışın. Yolculukta, uçakta ya da çekimin zayıf olduğu her yerde idealdir.

Yeni tanıştığınız biri eninde sonunda ailenizi sorar. Yakın ve uzak akrabaların adlarını, arkadaş, komşu ve meslektaş gibi ilişki sözcüklerini, bebeklikten yaşlılığa yaşam evrelerini, isim, yaş ve uyruk gibi tanıtım bilgilerini başlangıç seviyesine uygun bir sırayla tanırsınız. Kimin kim olduğunu anlatmak, ailenizi tanıtmak ve çevrenizdeki insanlardan söz etmek artık çok daha kolay.

Aile ve insanlar için diğer seviyeler

A1 seviyesinde daha fazla İngilizce kelime bilgisi